internet haber sitesi
Reklamı Geç
Peynir ekmek gibi vatandaşlık dağıtıyoruz ama…
Tamer Duran

Peynir ekmek gibi vatandaşlık dağıtıyoruz ama…

Bütün veriler, 20 senelik kesintisiz AKP iktidarlarının gerek ekonomik, gerek sosyal ve gerekse siyasi alanda ülkenin geleceğini ciddi anlamda tehlikeli bir boyuta taşıdığına işaret etmekte.

Ülkenin istihdam sağlayan ve birçoğu stratejik alanlarda faaliyet gösteren tüm kamu iktisadi teşebbüslerinin haraç mezat satılmış olmasının kötücül olmayan bir hedefe hizmet ettiğini söyleyebilmek ne yazık ki mümkün görünmüyor.

Cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen kazanımların sıfırlanmasını açıklayabilecek su götürür makul bir gerekçe olabilir mi?

Değerli okurlarım, buraya kadar anlattığımız iç karartan tabloyu tersine çevirmek elbette mümkün.

Ancak bu, ABD emperyalizminin çizdiği yol haritası ile sürmekte olan politikalarla ve dahi ülkeyi iflasa sürükleyen kadrolarla asla mümkün değildir.

Yol ayrımındayız ve önümüzde sadece iki yol var.

Ya, yüzde 95’i iktidarın kontrolündeki yazılı ve görsel yandaş medya aracılığıyla topluma enjekte edilmekte olan büyüyen ve dünya liderliğine oynayan bir Türkiye algısının arkasında saf tutarak hayal satanların oyunlarıyla Ortadoğu ülkelerinin ortak kaderi paylaşılacak, ya da…

Ya da, mevcut iktidar tüm bileşenleri ile birlikte ülke yönetiminden uzaklaştırılıp yerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesini benimsemiş milli kadrolar getirilecek.

Burada dikkat edilmesi gereken husus; yönetimde rol alacak isimlerin eğitimli, nitelikli, dürüst ve en önemlisi utanma duygusuna (!) sahip olmasıdır.

Şayet bu başarılabilirse yukarıda anlattığımız iç karartan tablonun tersine çevrilmesi pekala mümkündür.

‘İç karartıcı tablo’ diye yukarıda bahsedilen sorunlara rahmet okutacak ve telafisi mümkün gözükmeyen başka bir sorunla daha karşı karşıyayız!

Göçmen, mülteci ya da sığınmacı sorunu!

Adına ne derseniz deyin; denetimsiz olarak sınırlarımızın içine dahil olan Suriyeli ve Afgan göçmenler, sadece Türkiye’nin demografik yapısını bozuna uğratmakla kalmıyor, BOP’un (Büyük Ortadoğu Projesi) Türkiye ayağını hızlandırmaya da hizmet ediyor. Türkiye ayağından kasıt; bölge ülkeleriyle birlikte Türkiye haritasında da planlanmış olan emperyal değişikliktir.

Göçmen sorununa bir de peynir ekmek gibi vatandaşlık dağıtılması eklendi!

Oysa ciddi yönetilen devletlerde vatandaşlık aynı ciddiyetle hazırlanmış kurallara bağlı olarak verilebilir. Bu kurallar hiçbir suretle delinmez, esnetilmez.

Ciddi devlet, ciddi yönetim nedir; bunu biraz açmak gerek!

Devletin en yaygın tanımı “toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal örgütlü bir ulusun ya da uluslar topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık.”  şeklindedir.

Devletin varlığından bahsedebilmek için ise; insan topluluğu, toprak bütünlüğü ve dahi egemenlik hakkını elinde bulundurması koşulu aranır.

Tüm bu koşullar tamam ise devletin işleyişine sıra gelir ki devletin işlemesi hukuksal yapının kurulmuş olmasıyla mümkündür.

Hukuk,  “Kişilerin birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen ve devlet gücü ile desteklenen maddi müeyyide içeren, bağlayıcı, genel, soyut ve devamlı nitelikteki kurallar bütünüdür.

Ülkemizde denetimsiz olarak sınırlarımızın içine alınan göçmenlere verilen vatandaşlık hususu kamuoyunda ciddi tepkilere ve itirazlara sebep olmaktadır. Bu konuda rahatsız edici çeşitli iddialar da var.

Bu iddialardan birisi de seçmen tabanında büyük kayıplar yaşayan AKP’nin, iktidarını koruyabilmek için göçmenlere vatandaşlık verip kendi lehinde seçmen üretme (!) girişimidir.  

Peki ya ciddi devlet tanımına uyan ülkelerde vatandaşlık verme süreci nasıl işliyor?

Dilerseniz örnek devlet olarak Avrupa’da en kalabalık Türk nüfusunun bulunduğu Almanya’yı ele alalım.

Mesela Almanya’da herhangi bir nedenle sosyal yardım veya işsizlik yardımı alan bir yabancı Alman vatandaşlığına geçemez.  Alman vatandaşlığı alabilmesi için mutlaka eski vatandaşlığını sonlandırdığını belgelendirmesi de gerek.  Almanya da en az 8 yıl yasal oturum izninin olması şartının yanısıra vatandaşlık başvurusu yapıldığında, “oturma izni”ne (sınırlı veya sınırsız) veya“yerleşim izni”ne sahip olmak da zorunlu. Geçici bir nedenle bulunanlar (mülteciler, ülke sınırlarından kaçak yollarla giriş yapanlar) hiçbir şekilde vatandaşlık hakkı kazanamazlar.

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Palalı Sabri’nin 200 yıla kadar hapsi istendi
‘Palalı Sabri’nin 200 yıla kadar hapsi istendi
ÇYDD’den ‘kaygılıyız’ açıklaması
ÇYDD’den ‘kaygılıyız’ açıklaması