Reklamı Geç

Kızılay olayı tuhaf bir hal alıyor... Ankara temsilcisini arayarak küfredip telefonu kapattı

Kızılay üzerinden Ensar Vakfı'na yaptığı 7 milyon 925 bin dolarlık bağışla gündeme gelen Başkentgaz, tartışılmaya devam ediyor.

Kızılay olayı tuhaf bir hal alıyor... Ankara temsilcisini arayarak küfredip telefonu kapattı
Kızılay olayı tuhaf bir hal alıyor... Ankara temsilcisini arayarak küfredip telefonu kapattı admin

Kızılay üzerinden Ensar Vakfı'na yaptığı 7 milyon 925 bin dolarlık bağışla gündeme gelen Başkentgaz, tartışılmaya devam ediyor.

Sözcü gazetesi yazarları Saygı Öztürk ile Serpil Yılmaz da, bugünkü köşelerinde konuyla ilgili olarak dikkat çeken birer yazı kaleme aldı.

"BANA KÜFREDİP TELEFONU KAPATTI"

Sözcü gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk, 2 milyon abonesi bulunan Başkentgaz şirketinin hiçbir yerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın söz sahibi olmadığını hatırlatırken, Başkentgaz'ın, istifa ettirilen eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından nasıl özelleştirildiğini aktardı.

Saygı Öztürk, Başkentgaz'ın sahibi Torunlar Şirketi'nin sahibi Mehmet Torun'un kendisini aradığını ve Mansur Yavaş'a, danışmanı Mahmut Esen'e ve kendisine bizzat küfür edip telefonu kapattığını da belirtti. 

Saygı Öztürk, şunları yazdı:

"Ankara'da doğalgaz dağıtım işleri, 2007 yılına kadar belediye İşletmesi EGO tarafından gerçekleştiriliyordu. Daha sonra dağıtım işini belediye şirketi Başkentgaz sürdürdü. Melih Gökçek'in başkanlığı döneminde Başkentgaz'ın iki yıl içinde özelleştirilmesi, bu sürede özelleştirilememesi durumunda işlemlerin Özelleştirme İdaresi tarafından gerçekleştirilmesi planlandı.

Gökçek'in açtığı ihalede parası zamanında ödenmediği için ilk ihale iptal edildi. İkinci ihalede, Başkentgaz'ın yüzde 80'i Mehmet Emin Karamehmet'e verildi. Yine sorun çıktı ve ihale iptal edildi. İki yıllık süre de doldu. Yeni ihaleye çıkılmadan önce kanun değiştirildi, Başkentgaz'ın yüzde 80'i değil, yüzde 100'ünün devri öngörüldü. Sonuçta, belediyeye ait gazın yüzde 100'ü, 25 Ocak 2013 tarihinde Torunlar Şirketi'ne devredilmiş oldu. Diğer doğalgaz dağıtım şirketlerinde belediyelerin yüzde 20 hakkı ve yönetimde temsilcisinin bulunmasına rağmen, Ankara'da bunlar yapılmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olan yasanın iptali için dava açtı. Bu durumu yazdığımız için Mehmet Torun aradı ve belediyenin verdiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi, ardından da Başkan Yavaş'a, danışmanı Mahmut Esen'e ve bana küfredip telefonu kapattı."

RÜŞVET Mİ...

Serpil Yılmaz da, şirketin tam adının "Başkent Doğalgaz Dağıtım Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı" olduğunu aktarırken, "2015 yılında kurulan 'Daha İyi Yargı Derneği' Başkanı, Türkonfed Başkan Yardımcısı ve Tüsiad Denetleme Kurulu Üyesi Avukat Mehmet Gün, Vergi Uzmanı Dr. Ozan Bingöl'ün araştırmasına dikkat çekerek 'Bu şirket kurulurken vergi muafiyeti verilmiş' diyor ve konunun 'rüşvet' boyutuna dikkat çekiyor" diye belirtti.

Mehmet Gün'ün, “Kızılay tüzüğünde; yapılan bağışı devretme, satma, aracılık etme hakkı bulunmuyor” dediğini aktaran Yılmaz, Gün'ün, “Bu bağış rüşvete girer, tüm taraflar sorumludur” saptamasını da Türk Ceza Kanunu 252. maddesi hükümlerine dayandırdığını ifade etti.

İşte önce Saygı Öztürk'ün ardından da Serpil Yılmaz'ın yazıları:

"Torunlar şirketine ait Başkentgaz'ın Kızılay Derneği üzerinden, Ensar Vakfı'na yaptığı yaklaşık 8 milyon dolarlık bağış, hem Kızılay'ın bundan önce benzer işlemler yapıp yapmadığını, hem de “Kamuya Yararlı Dernekler” statüsü verilenlerin durumlarının kapsamlı bir biçimde incelenmesini gerektiriyor. Çünkü, olayın boyutunun yalnız Kızılay üzerinden yapılan bağışla sınırlı olmadığı biliniyor. Kamu kuruluşları üzerinden de bazı vakıf ve derneklere büyük “kıyak”lar yapıldığı da bir gerçek.

TBMM'de Araştırma Komisyonu kurulmadan olayın boyutları ortaya çıkarılmaz. Günümüzde, hangi vakfın ya da derneğin “Kamuya yararlı” olduğuna da Cumhurbaşkanı karar veriyor. Vakıf senedinde yer alan amaçları kendi öz kaynaklarıyla gerçekleştirmesi gereken vakıflar, vergiden muaf olmakla kalmıyor, farklı bir biçimde destekleniyor. Yapılan yardımların nereye gittiği konusunda da rivayetler muhtelif. O yüzden şeffaflık gerekiyor. Tabii ki bütün vakıfların aynı olmadığını da belirtiyoruz.

HİÇ YAKIŞMADI

2 milyon abonesi bulunan Başkentgaz şirketinin hiçbir yerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı söz sahibi değil. Diğer doğalgaz dağıtım şirketlerinde belediyenin yüzde 20 oranında hissesi, yönetimde belediye temsilcisi bulunmasına rağmen, bu durumdan yasa ile Başkentgaz muaf tutulmuş. Yani, kime ne amaçla yardımlar yapıldığı gizli kalıyor.

Biraz gerilere gidelim. Ankara'da doğalgaz dağıtım işleri, 2007 yılına kadar belediye İşletmesi EGO tarafından gerçekleştiriliyordu. Daha sonra dağıtım işini belediye şirketi Başkentgaz sürdürdü. Melih Gökçek'in başkanlığı döneminde Başkentgaz'ın iki yıl içinde özelleştirilmesi, bu sürede özelleştirilememesi durumunda işlemlerin Özelleştirme İdaresi tarafından gerçekleştirilmesi planlandı.

Gökçek'in açtığı ihalede parası zamanında ödenmediği için ilk ihale iptal edildi. İkinci ihalede, Başkentgaz'ın yüzde 80'i Mehmet Emin Karamehmet'e verildi. Yine sorun çıktı ve ihale iptal edildi. İki yıllık süre de doldu. Yeni ihaleye çıkılmadan önce kanun değiştirildi, Başkentgaz'ın yüzde 80'i değil, yüzde 100'ünün devri öngörüldü. Sonuçta, belediyeye ait gazın yüzde 100'ü, 25 Ocak 2013 tarihinde Torunlar Şirketi'ne devredilmiş oldu. Diğer doğalgaz dağıtım şirketlerinde belediyelerin yüzde 20 hakkı ve yönetimde temsilcisinin bulunmasına rağmen, Ankara'da bunlar yapılmadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olan yasanın iptali için dava açtı. Bu durumu yazdığımız için Mehmet Torun aradı ve belediyenin verdiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını söyledi, ardından da Başkan Yavaş'a, danışmanı Mahmut Esen'e ve bana küfredip telefonu kapattı..

BUNU HEP YAPIYOR MU?

Kızılay'ı iyi anlamak için tüzüğüne bakmak gerekiyor. Tüzükte, Kızılay'ın tanımı şöyle yapılıyor: “Istırap anında şefkatin, farklılıklar karşısında hoşgörünün, savaşın en kızgın anında insancılığın ve merhametin temsilcisidir.” Dar gününde, zor gününde 152 yıldır insanların yardımına koşan Kızılay'ın yıpratılmaması gerekiyor. Bu konuda en büyük duyarlılık da kuşkusuz Kızılay yönetimine düşüyor. Sizin neyinize, vergi kaçırmak ya da vergiden “kaçınmak” isteyen firmanın, Kızılay üzerinden yardım yapmasına aracılık yapmak…

Daha önce Ensar ve diğer vakıflara Kızılay üzerinden ne kadar para aktarıldığını da bilmiyoruz. Kapsamlı bir araştırma yapılırsa ortaya çıkacaktır. Nitekim, Başkentgaz'ın belgesi, devletini seven, vergi kaçırılmasına, Kızılay'ın bu kirlilik içinde olmasına gönlü razı olmayan kişiler tarafından ortaya konulmuştur. Bu ilk kez mi yaşandı, yoksa Kızılay'ın geçmişinde de yaşanmış mıydı?

“DÖNEMİMİZDE OLMADI”

Geçmiş dönemi araştırdım. Kızılay'ın önceki iki genel başkanı şunları söyledi:

– Kızılay eski Genel Başkanı Tekin Küçükali: Kızılay'a şartlı bağış yapılabilir. Örneğin bağışçı 100 bin lira veriyor, bunun kan hizmetlerinde kullanılmasını isteyebilir. Ama Kızılay üzerinden vakıf ve derneklere para aktarımı genel başkanlığım döneminde asla olmadı. Böyle bir durum ahlaki olmadığı gibi aynı zamanda vergi kaçırma suçudur. Soruşturulmalı ve gereği yapılmalı.

– Kızılay önceki Genel Başkanı Ahmet Lütfü Akar: Bırakın, Kızılay üzerinden başka kuruluşlara para aktarılmasını, şartlı bağışların kabul edilip edilmemesini bile tartışmıştık. Çünkü, kişi yaptığı bağışın harcanması gereken yeri bildiriyor. Oysa, daha öncelikli durumlar çıkabiliyor. Başkanlığım döneminde Kızılay üzerinden başka vakıflara yardım aktarılması söz konusu bile olmadı. Bu, Kızılay'a zarar verir ve adeta komisyoncu duruma düşürür. Buna da kimsenin hakkı yoktur.

Elazığ ve Malatya depremlerinde unutulan bir şey daha var. Kızılay tarafından işte bugünler için yaptırılan, prefabrik evler vardı. 5 dakikada kurulabilen “Mevlana Evleri” nerede? Bilen varsa buyursun…"

İşte Serpil Yılmaz'ın o yazısı:

"Başkentgaz, 2016 yılının Şubat ayında “Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı” statüsüne geçirilerek vergi muafiyeti kazandı. Avukat Mehmet Gün, şirketin Türk Kızılayı'na yaptığı 8 milyon dolarlık bağışın “rüşvetin belgesi” olduğunu iddia ediyor.

Başkentgaz'ın Kızılay'a verdiği 8 milyon doların “sadakat yemini” olduğuna kanaat getirdim!

Kızılay dediysem, nihai adresin Ensar Vakfı üzerinden Manhattan'da öğrenci yurdu inşa eden TURKEN Vakfı olduğunu artık herkes öğrenmiştir.

Önce şirketin adını tam yazalım tam çünkü “bağışa” itiraz buradan geliyor:

Başkent Doğalgaz Dağıtım Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı…

★★★

2015 yılında kurulan “Daha İyi Yargı Derneği” Başkanı, Türkonfed Başkan Yardımcısı ve Tüsiad Denetleme Kurulu Üyesi Avukat Mehmet Gün, Vergi Uzmanı Dr. Ozan Bingöl'ün araştırmasına dikkat çekerek “Bu şirket kurulurken vergi muafiyeti verilmiş” diyor ve konunun “rüşvet” boyutuna dikkat çekiyor.

Ankara'nın doğalgaz dağıtım lisansı, 2013 yılında açılan ihalede 1 milyar 62 milyon bedelle Torunlar Gıda şirketine devredilmişti.

Bingöl'e bağış yapan Başkentgaz'ın 2016 Şubat'ında “gayrimenkul yatırım ortaklığı” (GYO) statüsüne dönüştüğünü hatırlatıyor.

Böylelikle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5'inci maddesi 1 no'lu fıkrasının (d) bendi uyarınca, “Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının kazançları kurumlar vergisinden istisnadır” hükmüne dikkat çekiyor.

Sadece gayrimenkule dayalı portföy işletmeciliği yapan şirketler GYO olabilirken, doğalgaz dağıtım şirketi nasıl bu statüye sahip olabilmiş diye sorabiliriz.

★★★

Mehmet Gün, “Kızılay tüzüğünde; yapılan bağışı devretme, satma, aracılık etme hakkı bulunmuyor” diyor ve ekliyor:

“Ticaret şirketinin hayır yapması varlık sebebine aykırıdır. Şirket kendisine verilen imtiyazla kamusal doğalgaz işi yapıyor. Bütün işleri yürütmenin kararına bağlı. Mehmet Torun (Başkentgaz Yönetim Kurulu Başkanı) hayır yapacaksa, kendi yapsın. Bir şirket hissedarlarından önce alacaklılarına ve müşterilerine aittir.”

Gün, “Bu bağış rüşvete girer, tüm taraflar sorumludur” saptamasını Türk Ceza Kanunu 252. Maddesi hükümlerine dayandırıyor:

★★★

– Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

– Görevinin ifasıyla ilgili bir iş yapması veya yapmaması için doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.

– Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.

★★★

Başkentgaz'ın, 15 Temmuz 2016'dan sonra hayırseverlik katsayısı artıyor.

Kamuoyuna yaptığı açıklamada bu tutumunun altını çiziyor:

“15 Temmuz hain darbesinin ardından milletçe kenetlendiğimiz bir süreç yaşanmıştır.”

Şehit ailelerine verilmek üzere Kızılay aracılığı ile 16 daire, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na ödenerek 28 adet daire satın alıyorlar.

Amerika'da öğrencilerin barınma ihtiyacının karşılanması için de 29 Aralık 2017 tarihli şartlı bağış yapıyorlar.

Kerem Kınık 2016 yılında Kızılay Yönetim Kurulu Başkanlığı'na atandı.

Kızılay'ın 2015 yılı geliri 568 milyon 460 bin 619 TL; 2018'de 4 milyar 581 milyon 246 bin TL'ye çıkıyor.

Başkentgaz 8 milyon dolar (47 milyon 876 bin 200 TL) bağışladığı 2017 yılı geliri ise 3 milyar 150 milyon 233 bin 697 TL'ye ulaşıyor.

Odatv

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
10 gündür kayıp olan Didem Turan’dan acı haber geldi
10 gündür kayıp olan Didem Turan’dan acı haber geldi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının evinde şüpheli yangın!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının evinde şüpheli yangın!