Özlem Esra'nın objektifinden 'Yeni Zelandalıların gözüyle Çanakkale Savaşı' (Müze Gezisi)

Çanakkale Savaşı’nı Yeni Zelandalıların kendi halklarına ve yeni nesillerine nasıl anlattıklarını görmek ister misiniz? İşte Özlem Esra'nın objektifinden bir müze gezisi...

Özlem Esra'nın objektifinden 'Yeni Zelandalıların gözüyle Çanakkale Savaşı' (Müze Gezisi)
Özlem Esra'nın objektifinden 'Yeni Zelandalıların gözüyle Çanakkale Savaşı' (Müze Gezisi) admin

"Çanakkale Savaşı’nı, #YeniZelanda lıların kendi halklarına ve yeni nesillerine nasıl anlattıklarını görmek ister misiniz.. #Wellington şehir merkezindeki Yeni Zelanda Te Papa Tongarewa Müzesini gezdireceğim size.

‘’Mısır’daydık.Gelibolu’ya saldıracağımız söylendi. Türkler Almanların tarafında yer alıyorlardı.Hepsini yenmek için sabırsızlanıyorduk ve görünüşe göre çok da sorun olmayacaklardı. Avustralyalıları desteklemek üzere,25 Nisan 1915’te Anzak koyuna çıktık. Büyük Maceramız başladı.’’

“Westmacott, çıkarmada Gelibolu'ya ilk çıkan askerlerimizdendi. Avustralyalıların hattını güçlendirdi. Türklerin açtığı ateşte kolu parçalandı ve cephe gerisine çekildi.'' (Maketleri özellikle paylaşacağım.Askerin yüzündeki teri, cildinin gözeneklerine kadar muhteşem yapılmıştı.)

1915'teki çıkarma gününü tasvir ettikleri görsel.. 'Yedi düvel ile değil sadece Yunanistan ile savaştık' diyen cahiller,Yeni Zelandalıların dahi ülkesinde sergilediği Gelibolu kuşatma tasvirindeki bayrakları sayabilir..

''Türkler bizi şarapnel ile karşıladı ve hepimizi denize döktü.''

''Zamanımızın çoğunu çukur kazarak geçiriyorduk,en derinlerini..'' ''Çarşamba erken saatlerdi, ilk 1 ya da 2 Türk askerini vurmuştum. Bir grup mecburen geri çekildi. Onları önce gözetledim sonra tekrar ateş ettim. Hepsini vurduğumu söyleyebilirim.'' Teğmen T.Grace.

''Kazı yapılarak geçirilen ilk 3 hafta..'' ''Alayım tam anlamıyla parçalara bölünmüştü. Defalarca talimatlar almamıza rağmen, böyle korkunç bir ateş altında toprak kazanmamız mümkün değildi. İlk isim yoklamamızda, müfrezemdeki 50 askerden sadece 14'ü cevap verdi.'' Er Thompson.

''Kurşun Yağmuru..'' ''Bu öfkeli teröre karşısında, toprağa sarılıp, kör kazmaya başladık ki 4 adamımız yere düştü. Biri ölü, ikisinin bacağı kırık, ikisi omzundan vurulmuştu.'' Er C.Malthus.

Bunlar da Türk askeri içine düşsün diye çukur kazan Avustralyalı askerlermiş.. Çanakkale 1915.

İlk fotoğraftaki 1,3 tonluk silah Yeni Zelandalı askerlerin kullandığı, ağır silah. Diğer fotoğraftaki ise Türk askerlerinin kullandığı Alman yapımı silah. (Paragrafta Türklerin kullandığı silahın ne kadar tehlikeli olduğunu, bir Mauser'den daha ölümcül olduğunu anlatıyorlar)

"Johnny Türk,Abdul,Jacko,Türkleri nasıl adlandırırsak adlandıralım,Türkler zor kanlı rakiplerdi ve bize söylenenden çok daha iyi organizelerdi. Künyeleri,kayıtları bizimki gibiydi. Bu silahın sahibi 215 numaralıydı.Savaşın sonuna dek bize karşı mücadele eden 500.000askerden biri"

''OUR FIGHT, THEIR LAND'' Yeni Zelandalıların Çanakkale Savaşı'nı bugünkü halklarına ve yeni nesillerine anlattıkları müzeden..

''Türkler çok cesur adamlardı. Kendi ülkeleri için savaşıyorlardı. Bizim almaya çalıştığımız onların ülkesiydi.'' Süvari Watson.

Maket çalışmaları inanılmaz iyiydi. Askerin yüzüne, yaralı eline bakar mısınız.. Canlı manken mi diye düşündürüyor ilk gördüğünüzde.

"Neden Gelibolu? Churchill bir deniz kuvveti göndererek Türkleri yenmek ve ardından doğruca İstanbul'a yönelmek istiyordu. Bu stratejisi çökünce,75.000 Avustralyalı,İngiliz,Fransız,Hint apar topar acele ile bir araya getirildi.25 Nisan 1915'te Gelibolu Yardımadasını işgal ettik."

''Order from Chaos..'' ''25 Nisan'daki çıkarmamız kanlı bir hengameydi. Türkler izin verecek gibi değildi ve biz tırnaklarımızla asılmaya devam ediyorduk. Komutanlarımız savunmayı güçlendirmek ve korkmuş adamlarımızı savaşmak için organize etmek zorundaydı.''

''Şimdiye dek 5000 kayıp.. Buraya Anzak Koyu adını vermemiz yönünde talimat geldi. Muhtemelen bir gün kanlı sahil koyu olarak anılacaktır. Tanrı biliyor, ağır bedel ödedik.'' Yarbay P. Fenwick.

''God knows, we have paid heavily for it.'' Yarbay P. Fenwick.

Yenildikleri bir savaşı, savaşa katılma neden ve koşullarını, yenilgi sebeplerini halklarına anlatmak için yaptıkları çalışmalara, hazırlanan her çalışmanın titizliğine bakar mısınız..

Müthiş detaylar.. Siperleri bire bir oluşturmuşlar.

Savaşta çeşitli silahlarla yaralanmalar sonucu ölen askerlerin nasıl öldüğünü anlatan bir görsel çalışma hazırlamışlar. Mermi, şarapnel, top mermisi, el bombası ile ölümlerin nasıl gerçekleştiğini anlatıyorlar.

İzleyicilerden biri top mermisini seçti. Önce görsel ile, top mermisinin etkisi ve ölüme nasıl sebep olduğunu anlatılıyor, ardından da top mermisi ile ölen 2 askerin künyesi veriliyor.

 

İzleyicilerden biri top mermisini seçti.
Önce görsel ile, top mermisinin etkisi ve ölüme nasıl sebep olduğunu anlatılıyor, ardından da top mermisi ile ölen 2 askerin künyesi veriliyor. pic.twitter.com/S76Gv3mnEp

— Özlem Esra (@EsraOzlem_) June 8, 2019

 

Başka bir izleyici de mermiyi seçti. Mermi ile vurulmanın insan vücudundaki etkisi ve bu yaralanma türü ile ölen 2 kişinin künyesi.. Tema: Savaşta ölen askerlerinin nasıl öldüğünün sivil halk tarafından anlaşılması.

 

Başka bir izleyici de mermiyi seçti.
Mermi ile vurulmanın insan vücudundaki etkisi ve bu yaralanma türü ile ölen 2 kişinin künyesi..
Tema: Savaşta ölen askerlerinin nasıl öldüğünün sivil halk tarafından anlaşılması. pic.twitter.com/hp3gschm65

— Özlem Esra (@EsraOzlem_) June 8, 2019

 

Savaş sürerken Yeni Zellandalı askerlerin yaşadıkları zorlukları anlatıyorlar: Askerlerinin Haziran ve Temmuz aylarında artan sıcaklardan nasıl etkilendiği.. Susuzlukları.. Aynı kötü yiyecekleri yemekten ötürü çoğunun gut hastası olduğu.. Ve maketle de tasvir etmişler.

Müzenin bu bölümünde,Yeni Zenlandalılar savaşa katılan askerlerinin günlük su tüketimlerinin ne denli kısıtlı olduğunu,yiyeceklerinin niteliği gösteriyor. Bir de dolap tasarlamışlar.Müzeyi gezenler bu dolapların çekmecelerini açtığında askerlerin yiyeceklerini gözlemleyebiliyor.

Bir de köşe yapmışlar.. Bir daha asla eve dönemeyebileceğinizi bilseydiniz, en çok neyi özlerdiniz? Sevdiklerinize ne söylemek isterdiniz? diye sormuşlar.. Yazdım ve köşeye astım: ''Peace at home, peace in the world'' Commander in Chief Mustafa Kemal Atatürk.

Bir mektup eklemişler.. İnanılmaz bir mektup.. Cephede önde savaşan bir Türk askerinin babası olan Faik'in, oğlu Hüseyin Ağa'ya yazdığı mektup.. Çanakkale Savaşı'nın nasıl ve kimler tarafından kazanıldığını tam olarak anlatan tek bir mektup..

Çanakkale'de savaşan bir Türk askerinin babası olan Faik'in,oğlu Hüseyin Ağa'ya yazdığı mektup: "Erkek kardeşinin eşi öldü,ölmeden evvel dünyaya getirdiği çocuğu da kaybettik. Allah'ın kararları hakkında ne diyebilirim.. Kardeşin de askere alındı. Bize gönderdiğin parayı aldık.."

Ağustos ayında yapılan savunma planları.. İngilizlerin bize karşı savaşmak üzere cepheye gönderdikleri destek birlikleri.. Savaşa nasıl asıldıkları.. Spekülasyonlar..

Ölen askerin elinin maketine bakar mısınız.. Çanakkale'de Şehitliklerimizdeki yeni müzeyi de geçen yıl gezmiştim. Savaşı kazanan taraf biziz, bizde böyle ustaca titizlikte çalışmalar maalesef yok.

Conkbayırı Muharebeleri.. Wellinton piyade taburu ve Auckland atlı askerleri.. Onlara desteğe gelen, tepeleri top ateşine tutan İngiliz gemileri.. Tepeleri savunan yüzlerce Türk..

William Malone.. Wellington Piyade Taburu Yarbayı. 8 Ağustos günü 800 adamının yarısını kaybetti. Mezarının tam yeri bilinememekle birlikte, kendisinin vücudu da Conkbayırı'nda yatıyor.

Asker başına 6 pint Rom. Standart miktar bu. Bize bu günlük miktarın üstünde rom verdiklerinde, bizim bir şeyler için galeyana getirileceğimizi bilirdik.. "Bize her gece verilen romu alıyoruz. Bize bunu sebepsiz vermiyorlar." Çavuş C. Irvine.

''Toprak, kovanlar ve siperler yüzünden delik deşik.. Burasının benim ülkem olmadığına çok memnunum.'' Teğmen T. Grace. En iyi nişancımızdı. Conkbayırı'nda yatan yüzlerce genç askerimizden biri.

İskelede evlatlarının ellerini tutabilmek için bekleyen aileler.. Maketle tasvir edilen, yaşanan acılara şahit olmuş bir hemşire..

İngiltere basını The Evening Post'ta yayınlanan "İmparatorluk için yapılan savaşta Yeni Zelanda'nın evlatları yaralandı ve hastane gemisine ihtiyaçları var''çağrısından sonra,Maheno adlı yolcu gemisi,340 kişilik yüzen bir hastaneye çevriliyor ve ilk yaralıları ülkelerine taşıyor.

''Siperler bataklık.. Aşırı nemli ve Arktik kadar soğuk. Ayaklarım donuyor.'' Er Carkeek. Çanakkale eser de biraz evet..

''Anzak Koyu.. Savaştık, seni kazandık ve sonra kaybettik..'' Onbaşı Carkeek.

"Bu topraklarda kanını döken ve hayatını kaybeden kahramanlar..Dost bir ülkenin topraklarında huzur içinde yatıyorlar. Artık onlar bizim de evlatlarımız oldular." Gelibolu 19.Tümen Komutanı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk. Wellington Te Papa Müzesinin bitiriliş karesi.

''Gelibolu 19.Tümen Komutanı ve Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk.'' #Wellington şehir merkezindeki Yeni Zelanda Te Papa Tongarewa Müzesinden..

''Hatıra Taşları.. Taşlar, Anzak Koyu'ndaki denizden.. Su, bizi çıkarma sırasında ıslatan, içinde yüzdüğümüz, çamaşırlarımızı yıkayıp, aynı zamanda yaralandığımız su..''

Kırmızı gelincik çiçeklerinden kağıtlara hislerinizi,düşüncelerinizi yazıp askerin yanına bırakabiliyorsunuz. Başkomutanımız ve kurucumuz Atatürk'e olan saygılarından ötürü kalpten teşekkürlerimi yazdım.

Müzeyi gezerken insanları da gözlemlemeye çalıştım. Siperlerin tasvir edildiği maketin önündeki bir annenin, soru soran çocuğunun yanına diz çökmüş siperleri anlatırken "biz orayı istemişiz, o yüzden savaşmaya gitmişiz, onlar da topraklarını korumak istemişler."dediğini dinledim.

''Şimdiye dek 5000 kayıp.. Buraya Anzak Koyu adını vermemiz istendi. Muhtemelen bir gün kanlı sahil koyu olarak anılacaktır.''diyen Albay'ın sözünü duyunca "oofff.. kahretsin.." diyen bir kadını duydum. Ya topraklarını korumaya çalışan Türklerin kayıpları diye geçirdim içimden..

Genel itibariyle gözlemlediğim, herkesin hiç bir(olumlu ya da olumsuz bir biçimde) yargılama gayreti içinde olmadan,sadece savaşı, sebeplerini ve sonuçlarını anlama gayretiydi. Kayıplara üzüntüleri ve saygılarıydı. Müzeye sabah ilk açıldığı saatte gittim ve kalabalığa inanamadım.

Atatürk'ün fotoğrafının önünde dakikalarca duran, ses sistemiyle de kendisinin sözlerinin okunuşunu dinleyen, sonra eşlerini ve çocuklarını diğer bilgilendirme panolarının önünden alıp onlara da göstermek için geri getiren insanları gördüm.

Çinli bir grup vardı bir ara..Birbirlerine Atatürk'ten bahsediyorlardı.Ben Atatürk'ün yüzünü sevgiyle, saygıyla, gururla severken.. Muhtemelen anlamışlardır bir Türk olduğumu. Kurucu liderimiz, Başkomutanımız Mustafa Kemal Atatürk ve ordusuna en kalpten saygı ve minnetlerimle.."

(Fotoğraf ve metin: Özlem Esra)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atatürk tablosu Beylikdüzü’nden Saraçhane’ye doğru yola çıktı
Atatürk tablosu Beylikdüzü’nden Saraçhane’ye doğru yola çıktı
Kaçak Kuran kursunda dokuz yaşında çocuğa tecavüz eden adam tutuklandı
Kaçak Kuran kursunda dokuz yaşında çocuğa tecavüz eden adam tutuklandı