5 maddede ‘Alternatif Tıp’ şarlatanlığı

Bursa'da İngilizce öğretmeni Merve Gülşah Şahin'in hayatını kaybetmesi Alternatif Sağlık Uygulamaları'nı yeniden gündeme getirdi. BirGün'e konuşan TTB Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler, Alternatif Sağlık Uygulamaları için bilimsel olarak kanıtlanmamış, tıbbın dışında kalan yöntemler olduğunu belirtiyor.

5 maddede ‘Alternatif Tıp’ şarlatanlığı
5 maddede ‘Alternatif Tıp’ şarlatanlığı admin

Bilim dışı uygulamalarla hekimlerin tepkisini çeken Alternatif Sağlık Uygulamaları, Bursa’da İngilizce öğretmeni Merve Gülşah Şahin’in hayatını kaybetmesine neden oldu.

İngilizce öğretmeni Merve Gülşah Şahin’e 32 yaşında meme kanseri teşhisi konuldu. Hastalığının ikinci evresinde olduğu anlaşılan ve onkologların kemoterapi alıp ve kitle küçüldükten sonra da ameliyat olması gerektiğini söylenen Şahin, kemoterapiyi reddetti.

Aidin Salih isimli şahsın kitabında yer alan alternatif sağlık yöntemleriyle iyileşeceğine inanıp, bu yöntemleri uygulayan ve konuyla ilgili bir aile hekimine giden Şahin’in hastalık dönemini anlatan kardeşi Çiğdem Hatipoğlu, 1 yıl boyunca gerçek anlamda tıbbi bir işlem görmediklerini, ultrason bile yapılmadığını anlattı.

Bitkilerle ve açlık orucuyla “tedavi” edilmeye çalışılan Şahin’in tümöründe küçülme olmadığını anlatan kardeşi Çiğdem Hatipoğlu, 4. evrede radyoterapi ve kemoterapi sürecine başladıklarını ancak metastaz nedeniyle Şahin’i kurtaramadıklarını söyledi.

Doktorun üç ayda bir gerçekleştirdiği muayenede kardeşinin yalnızca el, ayak tırnakları ile kan değerlerine ve gözlerine baktığını söyleyen Hatipoğlu, kardeşini ölüme götüren ihmaller nedeniyle “doktor”dan şikâyetçi olduklarını belirtti.

Birgün'ün haberine göre Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler, aile hekimlerinin, alternatif sağlık yöntemleri ile tedavi uygulamasının suç olduğunu belirtti. Etiler, “Bursa’daki olayda durum şu; bir aile hekimlerinin yetkili sorumlulukları yönetmeliklerle belirlenmiştir. Aile hekimliği uzmanı olabilir ya da pratisyen hekim olabilir. Hiçbir koşulda böylesi bir tedaviyi uygulama hakkı elde edemez. Bu bir suçtur; hem hekimliğe hem de kamuya karşı yapılmış bir suçtur” ifadelerini kullandı.

Öte yandan bilim dışı uygulamaların kurbanı olan Merve Gülşah Şahin’in ölümü yeniden Alternatif Sağlık Uygulamaları’nı gündeme getirdi. Peki, Alternatif Sağlık Uygulamaları nedir, kullanılan yöntemler hangisidir, bilim dışı yöntemlerle ilgili yasal düzenleme yeterli midir?

Bu soruları Türk Tabipleri Birliği (TBB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler’e sorduk. Prof. Dr. Nilay Etiler’in yanıtları şöyle:

ALTERNATİF SAĞLIK UYGULAMALARI NEDİR?

“Alternatif Sağlık Uygulamaları, tıbbın dışında kalan uygulamalar olarak adlandırılıyor. Tıbbın temek özelliği; tedavilerin bilimsel, kanıt niteliği olarak uygulanmasıdır. Bunların dışında kalan Alternatif Sağlık Uygulamaları, bilimsel araştırmalarla kanıtlanmamış birtakım uygulamalardır. Bu uygulamaların bazıları 18. yüzyılda uydurulmuş yöntemlere kadar gidebiliyor. Alternatif Sağlık Uygulamaları içerisinde gerek halk hekimliğinden, gerekse de daha sonradan icat edilmiş uygulamalar var. Şu anda kullanılan sağlık hizmetlerinin pek çoğu geleneksel hekimlikten köken alan tedavilerin bilimsel araştırmalar ile etkisinin gösterilmesi sonucunda kullanılıyor. Mesela asprin gibi… Alternatif Sağlık Uygulamaları bunların dışında kalan bir yöntem.

Türk Tabipleri Birliği halk Sağlığı Kolu Başkanı Prof. Dr. Nilay Etiler

ALTERNATİF SAĞLIK UYGULAMALARINDA HANGİ YÖNTEMLER KULLANILIYOR?

Alternatif Sağlık Uygulamaları terminolojide üçe ayrılıyor. Bunlardan birincisine Geleneksel Sağlık Uygulamaları diyoruz. Hacamat, sülük bu gruba giriyor. Bunların genel mantığı hastalıkların belirtilerini yok etmeye yönelik. Mesela ayakta ödem varsa bu ödemi azaltmak için sülük uygulaması eskiden beri uygulanan bir şey. Halbuki bu ödemin bir nedeni var. Tıbbın genel olarak bakış açısı böyledir. Eğer kalp yetmezliğine bağlı bir hastalık varsa kalp yetmezliği tedavi edilir. Onun sonucunda da ayak ödemi alınır.

İkinci olarak Tamamlayıcı Sağlık Uygulamaları var. Bunlar, insanların belirli bir oranda tıp ve sağlık hizmetleri içerisinde kabul edilmiş uygulamalar. Neden, çünkü ya zararsız, kişiye uygulandığı zaman kendini iyi hissedip tedavi olacağını düşündüğü ama aynı zamanda tedavisi ile etkileşmeyen, zarar vermeyen yöntemler. Bir kısmı da belirli bir oranda destekleyici etkisi gösterilmiş olanlar. Dolayısıyla Tamamlayıcı Sağlık Uygulamaları normal sağlık hizmetlerinde kullanabiliyoruz. Çünkü üzerine yapılan araştırmalarla kişinin tedavisinde etkisi olduğunu gösteriyor.

Bir de Alternatif Sağlık Uygulamaları var. Yukarıda anlatmıştık; bilimsel, kanıt niteliği olmayan, tıbbın dışında kalan yöntemlerin kullanılmasıdır.

Sağlık Bakanlığı, bilim dışı yöntemlerle ilgili çeşitli etkinlikler düzenlerken, uyduruk uygulamaların da tanıtımını yapıp yayılmasını sağlıyor. Prof. Dr. Nilay Etiler’e göre, Homoepati’nin bilimsel çalışmalarda bir karşılığı yok. Fakat Sağlık Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından yayınladıkları video ile bu bilim dışı yöntemin tanıtımını yapıyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN YASAL DÜZENLEMESİ YETERLİ Mİ?

Sağlık Bakanlığı, “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” ismiyle yeni bir düzenleme çıkardı. Bu konuların düzenlenmesi lazım, son 30 yılda dünyada genel olarak bu uygulamalar arttı. Sağlık Bakanlığı bizim istediğimiz gibi bir düzenleme çıkardı ama düzenlemenin içeriği bizim arzu ettiğimiz gibi olmadı. Çünkü çok fazla, geniş bir çerçeve çizdiler. Bazı alternatif ve geleneksel sağlık yöntemlerini de aldılar. Bu yöntemlerin bazıları bilimsel olarak kanıtlanmamış, bazıları da araştırmanın sonuçları henüz tamamlanmamış yöntemlerdir.

Düzenlemede, “İnsanlık bunu binlerce yıldır uyguluyor, dolayısıyla etkilidir, zararsızdır” gibi bir yaklaşım üzerinden tedavi olarak listelenen durumlar bfazla geniş tutuldu.

Sağlık Bakanlığı düzenlemeyi yaptığı sırada bu yöntemleri kontrol altına almak yerine topluma pozitif mesajlar verdi. “Geleneksel hekimlik bizim kültürümüzdür” gibi bir yaklaşım, hacamat ile ilgili doğru dürüst çalışma yokken bu yöntem listeye girdi. Örneğin Homoepati, bilimsel çalışmalarda bir karşılığı yok.

Pozitif mesaj derken, yönetmelikte belirtilen kişiler değil kitap okuyan, kursa giden, internetten video izleyen, bu yöntemi bir şekilde öğrendiğini düşünen kişilerin uygulamasını cesaretlendiren pozitif bir mesajdan bahsediyorum. Esas sorun bu.

Hacamat’ı, Sağlık Bakanlığı yönetmeliğinde uygulayacak olan kişiler tanımlanmış. Sertifika alan hekimler uygulayabilir. Ama siz şimdi Sağlık Bakanlığı’na, genel olarak siyasi iktidara baktığınız zaman bu yöntemlerin pozitif ve teşvik edilen bir dil olduğunu görüyorsunuz. Böyle olunca da merdiven altında, mahalle arasında ya da hastanenin hasta bakıcısı görerek öğreniyor ve uygulamaya çalışıyor. Bir sürü insanın bu yöntemleri uygulaması için cesaretlendiriyorsunuz.

Türkiye’de Hacamatçılar Derneği var. Bunlar hekimlerden oluşmuyor. Kimdir bu insanlar? Hacamat için ‘bilimsel katını yok, uygulanmaması gerekiyor’ diyoruz, o ayrı bir yerde ama sonuçta yönetmelikte bu yöntemi uygulayacak kişiler belliyken ve bu kişilerin de hekim olması gerekirken bu Hacamatçılar Derneği kimlerden oluşuyor, hangi uygulamaları yapıyorlar? Bu dernek, kendisini deşifre eden ve aslında mevzuata aykırı iş yapan kişileri tanımlıyor.

ALTERNATİF SAĞLIK UYGULAMALARI’NA ALGI NASIL?

Alternatif sağlık uygulamalarında “bunlar doğal yöntemler, dolayısıyla insanlara zarar vermezler” gibi bir algı var. Bu, çok yanlış bir düşünce. Doğal bir bitki içiyorsunuz ama o bitkinin içinde bir etken madde var; başka ilaçlarla etkileşebilir, tedavi etme dozunu yakalayamayabilirsiniz, çünkü ilaç ile zehri ayıran dozudur. Dolayısıyla bu dozu tutturamadığınız zaman bir zehir haline dönüşebilir. Sonuç olarak tedavi dozunu yakalamak çok zor.

Özellikle onkologlarla konuşulursa bu daha net görülür, bir bitki çayının bile ekstradan, tedavi sırasında içilmesinin normal tedavi ile etkileşim içinde olacağını söylüyoruz. Bu tip yöntemler, uygulanması gereken tedaviyi geciktirebiliyor.

İnsanlar, hacamat, sülük gibi yöntemleri uygulayıp komplikasyon çıktığı zaman hastaneye gönderiliyor. Mesela sülük bir yere yapıştırılmış, oradan hareket ettirilmiş ve soluk borusuna kaçmış. Böyle vakalar var. Bilimsel olarak kanıtlanmamış yöntemler yüzünden hastalıkların daha geç evrede karşımıza çıkması ya da komplikasyonlarla karşımıza çıktığı olayları çok yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından Alternatif Sağlık Uygulamaları adı verilen bilim dışı yöntemler ile ilgili etkinliklere Türkiye ev sahipliği yapıyor. Son olarak Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı himayesinde gerçekleşen 2. Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi ve Fuarı (GETAT), Nisan ayında İstanbul’da düzenlendi.

ALTERNATİF SAĞLIK UYGULAMALARI NEDEN YÜKSELİYOR?

Alternatif Sağlık Uygulamaları sadece Türkiye’ye özgü uygulamalar değil. Dünya’da da yükseldiğini biliyoruz. Bunun da nedeni sağlık hizmetlerinin çok fazla ticarileşmesidir. Bunun neoliberal sağlık politikası ile çok yakından alakası var.

Türk Tabipleri Birliği olarak bilimsel kanıt dışındaki tanı ve tedavi yöntemlerini kabul etmiyoruz. Buna ilişkin bir çalışma grubumuz var. Etkinlik yapıyoruz, yayın hazırlıyoruz. Ne yazık ki mahkemelerden son dönemde çok fazla görüş isteniyor bu konularda. Bir şekilde komplikasyon çıkan vakalar mahkemelere yansıyor. Biz, mahkemelere yansıyan bu durumun artışını görüyor ve endişeleniyoruz.”

(Birgün)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Burhan Kuzu ile 'Gelecek Partisi' birbirine girdi!
Burhan Kuzu ile 'Gelecek Partisi' birbirine girdi!
Gökçek’in Moldovalı terapistinin maaşı belediyeden
Gökçek’in Moldovalı terapistinin maaşı belediyeden