Binali Yıldırım: Seçim siyasi bir faaliyet değildir

TBMM Başkanı Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı nedeniyle görevinden istifasına gerek olmadığı iddiasını yinelerken Anayasa’nın 94’üncü maddesiyle ilgili ilginç bir yorumda bulundu. Yıldırım, “94’üncü maddeye göre siyasi faaliyetler yapılamaz. Bizim burada yaptığımız bir siyasi faaliyet yok. Seçim bir siyasi faaliyet değildir” dedi.

Binali Yıldırım: Seçim siyasi bir faaliyet değildir
Binali Yıldırım: Seçim siyasi bir faaliyet değildir admin

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla parlamento  muhabirleri ile  kahvaltıda bir araya geldi.  Yıldırım’ın programları ile ilgili bilgilendirme yapılan whatsapp grubuna toplantı öncesi  “TBBMM Başkanımızın kahvaltı programı sohbet formatında gerçekleşecektir.  Soru alınmayacaktır” mesajı gönderildi. Ancak, kısa bir konuşma yaparak 10 Ocak’ı kutlayan Yıldırım, ardından  “Sizi dinlemek isterim” diyerek gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ağırlıklı olarak parlamento muhabirlerinin çalışma koşulları ile ilgili soruların yöneltildiği Yıldırım, sohbetin son bölümünde de belediye başkan adaylığı sürecine ilişkin soruları yanıtladı. Yıldırım,  CHP’li Özgür Özel’in “Seçilirse TBMM Başkanlığı’na geri dönecek”  açıklamasına işaret edilmesi üzerine, “Belli ki benim kazanacağım içlerine doğmuş,  ‘seçilse de geri dönecek’ diyor. Ben çıktığım yoldan geri dönmem. Hukukçu değilim ama bir işe karar vermeden sonuçlarının ne olacağını araştırırım, düşünürüm,  tahlil ederim ona göre karar veririm. Verdiğim bu karardan vazgeçecek değilim” dedi.

“SİYASİ BİR TARTIŞMA, HUKUKİ ALTYAPISI YOK”

Anayasa’nın  94’ üncü maddesindeki  TBMM Başkanı’nın ‘Üyesi bulunduğu partinin Meclis içinde veya dışındaki  faaliyetlerine katılamayacağı’ hükmünü kendisine göre yorumlayan Yıldırım, düzenlemenin ‘yasama faaliyetleriyle ilgili olduğunu’ savundu.  Yıldırım, özetle şöyle devam etti:

“Anayasa’nın 94’üncü maddesi ve diğer yasaları bir arada düşündüğümüzde, Meclis Başkanı’nın aday olmasında herhangi bir hukuki sorun, sıkıntı yok. 94’üncü maddeye göre ‘siyasi faaliyetler yapılamaz’  Bizim burada yaptığımız bir siyasi faaliyet yok. Seçim bir siyasi faaliyet değildir. Seçim, aday olduğunuz işle ilgili vatandaşlara ‘ne yapacaksınız, ne edeceksiniz, niye aday oldunuz’ bunları anlatmaktır. Anayasa’nın 94’üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında yasama faaliyeti, kürsü faaliyeti ile ilgili olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu tartışma siyasi bir tartışmadır, hukuki bir alt yapısı yoktur. Bir hukuksuzluk iddiası varsa gideceği mercii YSK’dır. YSK önüne konu geldiğinde kararını verecektir. Bunun dışımdaki bütün değerlendirmeler siyaseten bizi yormaya yöneliktir.

“HERKES İSTİFA ETSİN” ÇAĞRISI

Yıldırım, TBMM Başkanı olmasının diğer adaylarla arasında bir eşitsizlik yaratıp yaratmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken  “Meclis Başkanı’nın elinde hiçbir imkan yok.  Bütçesi  yok, seçimde harcayacağı tek kuruş yok. İcracı bir makam değil, itibari bir makam. Ama bir belediye başkanının elinin altında her türlü imkan mevcut. Benim bir teklifim var madem öyle, bütün seçime girecekler bulundukları görevleri bıraksınlar” dedi. “Siz de dahil mi” sorusuna “Herkes dahil” karşılığını veren Yıldırım,  sözlerini  şöyle sürdürdü:

“Herkes buyursun istifa etsin biz de edelim. Ben bir çağrı yapıyorum  milletvekilleri,  belediye başkanları, bakanlar kim varsa seçime giren herkes ayrılsın. Bunun için yasal düzenlemeye de gerek yok. Buyursun bütün adaylar bulundukları pozisyonu bıraksınlar. O zaman hep beraber bırakalım. Şu anda bir pozisyonu  olan herkes görevden çekilecek, o zaman hiçbir tartışma kalmaz. Kaldı ki tartışılacak bir konu yok. Türkiye hukuk devleti . Hukukun verdiği bir imkan ve haktan birilerinin hoşuna gitmedi diye vazgeçecek değiliz,  kusura bakmasınlar.”

HEDEF ALINIRSAM ALTINDA KALMAM

Binali Yıldırım, BirGün’ün, son yıllarda haberlerinden ötürü haklarında dava açılan, hapis ve para cezası verilen, işsiz kalan gazeteci sayısındaki artışa  ilişkin sorusu üzerine,  “Sadece gazetecilik faaliyeti sebebiyle bir insanın bir gazeteci arkadaşımızın, herhangi bir ceza alması hiçbir zaman bizim tasvip ettiğimiz bir şey değil. Benim de davalarım oldu ama birçoğunu mahkemeler, ‘madem siyasetçisiniz, bu ve buna benzer ağır eleştirilere hazır olmalısınız’ diye klişe cümlelerle reddetti” dedi. Yıldırım, Paradise Paper yazı dizisi nedeniyle hakkında para ve hapis cezası verilen gazeteci  Pelin Ünker ile ilgili olarak da şunları söyledi:

“Orada gazetecilik faaliyeti yok. Açıkça şahsımıza yönelik.  Ne diyor, ‘eski başbakanın yurt dışında off-shore hesapları var, orada da vergi kaçırıyor’. Bunu yalanladım, belgeleriyle ertesi gün. İkinci gün de şunu yazdı: ‘Başbakan ve çocukları devletten ihale aldı’. Bunların ikisi de gazetecilik değil, kusura bakmayın.  Ben toplumun önünde bir insanım. Devleti yöneten birinin devletten ihale alması şeklinde bir suçlama ağır bir suçlamadır. Toplumun bunun böyle olmadığını bilmesi gereklidir. Aynı şekilde başbakanın dışarıda off-shore hesabı olması oraya para aktardığı iddiası vahim bir iddiadır. Yani o ülkede insanlar ne diyecekler, bizi kimler yönetiyor diye hayrete düşeceklerdir. Bunları gazetecilik gibi görürsek, o zaman başka bir dünyadayız demektir. Gazetecilik faaliyeti olarak eleştirebilir, ‘başbakan ülkeyi iyi yönetemiyor, yanlış işler yapıyor’ diyebilir. Asla dava konusu olmaz. Ama diğeri şahsımı hedef alıp, iftira eden, gerçek olmayan şeyleri gerçekmiş gibi kamuoyuna yansıtırsanız kimse kusura bakmasın bunun altında da kalmayız.”

(Birgün)

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul samsun evden eve nakliyat